Doç. Dr. Cüneyt NarinTRİLETİŞİMMENÜ

Aort Anevrizması Tedavisi

Aort Anevrizması Tedavisi

Aort Anevrizması

Aort anevrizması (balonlaşması),kalpten vücuda gönderilen kanı taşıyan ana atardamar olan aort damarının, çeşitli sebeplerle etkilenerek, normalde olması gereken genişliğinden, %50’den daha fazla genişlemesi sonucu oluşan balonlaşmaya denir.

Etkilenen balonlaşmış aort damar bölgesinin duvarı, genellikle incelerek yüksek basınçlara dayanaksız hale gelir. Yapılan bilimsel çalışmalar, bu genişleme ne kadar fazla ise, acil sağlık sorunu oluşturan aort damar yırtılması gibi durumların da daha sıklıkla görüldüğünü tespit etmiştir.

Aort damarı, vücudumuzdaki en geniş damar olup, seyri sırasında geçtiği vücut bölgelerine göre isimlendirmesi değişir.

Örneğin göğüs kafesi içerisinde seyri sırasında “torasik aort” ve karın içerisinde seyri sırasında ise “abdominal aort” ismini alır.

Abdominal aort anevrizması nedir?

Abdominal aort anevrizması, aort damarının karın içerisindeki kısmında meydana gelen balonlaşmayı ifade etmektedir. Aort anevrizmalarının en sık görüldüğü anatomik bölgedir.

Özellikle yüksek tansiyonu olan bireylerde, damar duvarında genellikle kolesterol birikimi ve kireçlenme (ateroskleroz) nedenli zayıflama olduğunda, anevrizma gelişimi daha kolay başlar ve balon şeklinde damarın kendisinde şişkinlik meydana gelir.

Anevrizmalar genellikle sinsi olarak büyürler ve %70-80 hastada belirtiler ortaya çıkmadan önce tanı başka bir hastalık için tetkik yapılırken rastlantısal konmaktadır.

Belirtiler, sıklıkla karın, sırt ve bel ağrısıdır. Bazen ilk belirti, damarın katlarına ayrılması (diseksiyon) ya da damarın yırtılması sonucu ölümcül kanamaya bağlı dolaşım sorunu ve koma durumu olabilir. Patlayan bir anevrizma sonucu oluşan kanama hayatı tehdit eden şiddetle olacağı için, bu durum gelişmeden anevrizmanın onarılması oldukça önemlidir.

Abdominal Aort Anevrizmasın Nedenleri

  • Yaş ve cinsiyet: Abdominal aort anevrizmaları 65 yaş üzeri kişilerde ve özellikle erkeklerde daha çok görülmektedir,
  • Damarlarda kireçlenme (Ateroskleroz),
  • Önemli bir etken sigaradır: Hem anevrizma gelişimini hem de gelişmiş anevrizmanın beklenenden erken yırtılmasına sebep olur,
  • Kalıtsal / Ailesel etkenler,
  • Bazı hastalıklarda doğumsal olarak daha kolay anevrizma gelişimi olur (Örneğin, Marfan sendromu),
  • Travma,
  • Enfeksiyon,
  • Yüksek tansiyon (Hipertansiyon),
  • Yüksek kolesterol.

Anevrizma önceden tespit edilebilir mi?

Anevrizma genellikle zaman içinde hiçbir belirti vermeden genişlemeye devam eder ve hayatı tehdit eden olaylara (örneğin, kanama) sebep olana kadar belirti vermeyebileceğinden dolayı önemli bir sağlık problemidir. Normal bireylerde karın ultrasonu yapılarak erken tanı konulabilir. Abdominal aort anevrizması, aile bireylerinde daha önceden anevrizma tanısı konmuş kişilerde, düzenli karın ultrasonu yapılarak taranabilir.

65 yaş üzeri erkek bireylerde, ailede anevrizma öyküsü bulunması, sigara varlığı, yüksek tansiyon, akciğer hastalığı, herhangi bir damar kireçlenmesi durumu, kalp damar hastalığı (koroner arter hastalığı) veya bacak damarlarında hastalık olması durumunda, yılda en az bir kere karın ultrasonu ile tarama yapılması önerilmektedir.

Aort Anevrizması Tedavisi

Anevrizması olan ancak cerrahi için beklenecek hastalarda uygulanacak ilaç tedavisi ile risk en aza indirilerek, düzenli yakın izlem uygulanmalıdır. Bu amaçla, yüksek tansiyonu olan hastalarda tansiyon ilaçları ile mutlaka normal tansiyon düzeylerine ulaşılmalıdır. Ayrıca kolesterol düzeyleri normal seviyelere düşürülmeli, şeker hastalığı olan bireylerin de şeker düzeyleri normal seviyelerde tutulmalıdır.

Fazla kilolardan en kısa zamanda kurtulmalı, sigara bırakılmalı ve günlük yürüyüş egzersizleri aksatılmamalıdır. Belirli boyutlarda büyümüş olan veya belirti veren anevrizmalar tedavi edilmelidir. Açık ve kapalı (endovasküler) olmak üzere iki tür cerrahi tedavi seçeneği mevcuttur.

Açık Aort Anevrizması Ameliyatı

Abdominal aort anevrizmasına ulaşmak için genellikle karın orta hatta olmak üzere kesi yapılarak yapılan ameliyat türüdür. Bu ameliyatta aort damarının hastalıklı kısmı çıkarılarak, sentetik bir materyal olan yapay damar (protez greft) ile değiştirilir.

Açık cerrahi tedavi sonuçları ve kabul edilebilir riskleri ile kanıtlanmış bir tedavi yöntemidir. Fakat aynı zamanda uzun bir iyileşme dönemi gerektirebilir. Hastanede kalış süresi bazı durumlarda değişmekle beraber yaklaşık olarak 5-7 gün olmaktadır.

Normal aktivitede günlük yaşama dönme süresi ise, 6 hafta ile 3 ay arasında değişmektedir. Ameliyat riski düşük olan, genç hasta gruplarında, öncelikle tercih edilen yöntemdir. Daha uzun ömürlü ve kalıcı bir onarım olanağı sunar.

Endovasküler (Kapalı) Aort Anevrizması Ameliyatı

Metal stent yapısı üzerine giydirilmiş sentetik bir materyalin (stent-greft),kateter adı verilen tüpler aracılığı ile kasık bölgesinde yapılan ufak bir kesi yoluyla aort damarı içine ilerletilip yerleştirilmesine “endovasküler” (kapalı) tedavi denmektedir.

Stent-greft aort damarının güçsüzleşen ve genişleyen bölgesini içerisinden destekleyerek kan akımı için yeni bir kanal oluşumunu sağlayacaktır. İşlem yaklaşık olarak 1-2 saat arasında sürmektedir ve hastalar genellikle 1-2 günlük bir hastanede yatış sonrası taburcu edilebilmektedir. Normal aktivitede günlük yaşama ise 1-2 hafta içerisinde dönmektedir.

Özellikle ileri yaş grubunda ve yandaş başka hastalığı olan, cerrahi riskin yüksek olduğu düşünülen bireylerde, öncelikle tercih edilen yöntemdir. İşlem riski açık yönteme göre daha düşük olmakla birlikte, işlem sonrası içten yerleştirilen yapay damarın, yerinde sağlam konumlandığını daha sık aralarla radyolojik olarak kontrol etmek gerekliliği bulunmaktadır.

Doç. Dr. Cüneyt Narin

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı

Doç. Dr. Cüneyt NARİN 1970 tarihinde Denizli'de doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Denizli’de tamamladı. 1994 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun oldu. Eylül 1994 ve Mayıs 2000 tarihleri arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı.

Asistanlık eğitimi sırasında, Ağustos 1998 tarihinde Leeds İngiltere'de Dr. K.G. Watterson'ın yanında konjenital kalp cerrahisi dalında deneyim kazanma amaçlı çalıştı. Uzmanlık sonrası 4 ay Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı'nda uzman hekim olarak çalıştı.
Sayfalar
İletişim Formu
Doç. Dr. Cüneyt Narin
GÖRÜŞLER
HASTA YORUMLARI
Tüm Yorumlar
Randevu Randevuİletişim İletişimWhatsapp Whatsapp
Doç. Dr. Cüneyt NarinDoç. Dr. Cüneyt NarinKalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı
0542 286 27460542 286 2746