Doç. Dr. Cüneyt NarinTRİLETİŞİMMENÜ
Bacak Damar Tıkanıklığı
Bacak Damar Tıkanıklığı
Bacak Damar Tıkanıklığı (Periferik Arter Hastalığı) Nedir?

Kalpten çıkan ana damar aortadan ekstremitelere (kol ve bacaklara) dağılan damarlardaki darlık ya da tıkanıklıklara bağlı oluşan kol ve bacak kanlanmasındaki aksaklığa periferik arter hastalığı denmektedir.

Atardamarlardaki darlık ya da tıkanıklığın en önemli nedeni, damarın iç kısmında oluşan damar sertleşmesi diye adlandırdığımız, katılaşmış kolesterol birikmesi ve enflamasyonla oluşan birikintiden kaynaklanan “Ateroskleroz” dur. Vücutta en sık oluştuğu yer bacak atardamarları olduğu için genellikle bacak damar tıkanıklığı diye de tanımlanmaktadır.

Genç bireylerde, kanın temas ettiği atardamar iç duvarı pürüzsüz kaygan bir yapıdadır. İlerleyen yaş ile damar yapısındaki elastikiyetin azalmasıyla birlikte, damar hastalığı için belirlenmiş çeşitli risk etkenlerinin etkisiyle oluşan ateroskleroz zamanla özellikle bacaklar olmak üzere uzuvlara ulaştırılan kan miktarında azalmaya neden olmaktadır.

Özellikle oksijen ve enerji gereksiniminin arttığı yürüme-koşma gibi efor zamanlarında, dokuların ihtiyacı olan oksijen ve enerji yapılarının yeteri kadar taşınamaması, öncelikle oksijenin yetersiz olduğu ortamda enerji elde etme sistemlerini devreye sokarak ağrıya neden olmaktadır.

Aksaklık daha da ileri aşamalara geldiğinde, oksijen ve enerji yapılarının sağlanamamasına bağlı, yürüme güçlüğü ve bacaklarda ağrı (kladikasyo) daha sonra doku kaybı ve sonunda da kangren diye nitelendirdiğimiz hücre ölümleri (uzuv kaybı) görülebilmektedir. Bu bakımdan dinlenme sırasında olmayan ama yürümeyle başlayan bacak ağrısı, bacak damar tıkanıklığı için önemli ve ilk çıkan bulgudur diye düşünülebilir.

Bacak Damar Tıkanıklığı Nerelerde Daha Çok Görülür?

Tüm dünyada 200 milyondan fazla kişi bacak damar tıkanıklığı-periferik arter hastalığı nedeniyle tedavi almaktadır.

Bacak Damar Tıkanıklığı

Yetmiş yaş üstü bireylerin %20’de periferik arter hastalığı bulunmaktadır. Periferik arter hastalığı bulunan bireylerde, hem kalp damarlarında (koroner) hem de şah damarlarında tıkanıklık görülme riski yüksektir. Buna göre bacak damar tıkanıklığı olan bireylerde, normal popülasyona göre, kalp krizi ve felç geçirme oranı 7 ile 9 kat daha fazladır.

Koroner arter hastalığı olan bireylerin üçte birinde de, bacak damar tıkanıklığı bulunmaktadır. Buna göre bacak damar tıkanıklığı tanısı alan bireylerin, kalp damarları ve şah damarları yönünden de yakın izlemde olmaları önemlidir. Bu yakın ilişkinin en önemli nedeni, her 3 hastalığa da (kalp krizi, felç ve bacak tıkanıklığı) yol açan patolojinin (damar sertliği- ateroskleroz) benzer olmasıdır.

Bacak Damar Tıkanıklığı Ne Tür Sorunlara Yol Açar?

Periferik arter hastalığının en önemli sonucu, damar tıkanıklığının olduğu bölgedeki kan akımının yetersiz olmasına bağlı oluşan uzuv kaybıdır. En sık görüldüğü yer bacaklar olduğu için, kangren gelişimi ve sonrasında da bacak kaybı (ampütasyon) hastalığın en ileri seviyesinin sonuçlarıdır.

Bacak Damar Tıkanıklığı Belirtileri Belerdir?

Etkilenen damardaki darlık oranı genellikle %70 üzerine çıkmadıkça belirtiler pek ortaya çıkmamaktadır. Damardaki darlıklar yıllar geçtikçe ilerleme gösterdiği için birçok belirti ileri yaş gruplarında ortaya çıkmaktadır.

Periferik arter hastalığı olan hastaların yaklaşık yarısında belirti bulunmamaktadır. Periferik arter hastalığının başlıca belirtileri:

  • Bacak ağrısı (kladikasyo): Bacak damar tıkanıklığının genellikle ilk ortaya çıkan en yaygın bulgusudur. Genellikle yürüme ya da koşma gibi aktivitelerden sonra ortaya çıkar ve dinlenmekle geçer. Aktivite tekrarlandığında ağrı da tekrarlar ve hastayı dinlenmek zorunda bırakır.
  • Soğukluk: Etkilenen tarafta öncelikle ayakta ve diz altında, diğer bacakla karşılaştırıldığında, soğukluk hissi duyulur.
  • Uyuşma ve güçsüzlük
  • Ciltte renk değişikliği: Genellikle etkilenen bacakta diz altında ve ayakta,  solukluk ve morarma, ilerleyen hastalıkta ise siyahlaşma olabilir. Etkilenen bacakta kuruluk, çatlaklıklar, parlak görüntü, pullanma ve büzülme izlenebilir.
  • İyileşmeyen yaralar: Özellikle diyabetik hastalarda daha sık görülen, ayak parmak uçları ve ayak tabanında oluşan yaraların iyileşme sürecinin uzaması, bacak damar tıkanıklığının sıkça karşılaşılan bulgularındandır.
  • Ayak parmak tırnaklarında uzamasında yavaşlama ve etkilenen bacakta kıllarda azalma izlenebilir.
  • Erektil işlev bozukluğu: Bacak damar tıkanıklığının anatomik yeri, karın içi damarlarındaysa, erkeklerde sertleşme sorununa yol açabilmektedir.

Periferik Arter Hastalığı

Bacak Damar Tıkanıklığı Nedenleri ve Risk Etkenleri Nelerdir?

Kalp krizi ve felç geçirmeye neden olan damar tıkanıkları için tanımlanan tüm risk etkenleri ve olası sebepler, bacak damar tıkanıklığı için de benzer etkiler göstermektedir.

Özellikle damar içini daraltan ateroskleroza (damar sertliği) yönelik risk etkenleri başlıca bedenler olarak karşımıza çıkar. Buna göre bacak damar tıkanıklığına neden olabilecek risk etkenleri şu şekilde sıralayabiliriz.

  • Sigara: Sigara içenlerde, içmeyenlere göre bacak damar tıkanıklığı görülme riski 4 kat artmaktadır. Sigara kullananlarda, beklenen yaşam süresi de daha kısa olup, bacak damar tıkanıklığına bağlı komplikasyonların görülme riski daha yüksektir. Bacak damar tıkanıklığı saptanan hastaların % 80’de, sigara ilişkisi bulunmaktadır.
  • Yaş: 50 yaş üzerinde sıklık artmaktadır.
  • Kolesterol yüksekliği (hiperlipidemi),
  • Tansiyon yüksekliği (hipertansiyon),
  • Diyabet- şeker hastalığı,
  • Aşırı kilo- obezite (vücut kitle indeksinin 30’un üzerinde olması),
  • Hareketsizlik,
  • Ailede kalp krizi ya da felç öyküsünün bulunması,
  • Böbrek yetmezliği,
  • Doğumsal pıhtılaşmaya yatkınlık yaratan kan hastalıkları.
Bacak Damar Tıkanıklığı Tanısı Nasıl Konulur?

Bacak damar tıkanıklığı tanısının erken dönemde konulması, hem bacakla ilgili sorunların tedavisini daha erken, etkin biçimde yapılmasına olanak tanıyacağı gibi, aynı zamanda bacak damar tıkanıklığı bulunan hastaların kalp krizi ve felç gibi sorunlarla karşılaşmadan tedavi almalarını da sağlayacaktır. 

Bacak damar tıkanıklığı tanısında; hastanın öyküsü, fizik muayene bulguları ile radyolojik testler önemli ve yeterli bilgiler vermektedir. 

Öyküde, bacak damar tıkanıklığı tanısını düşündüren en önemli unsur, hastanın yürüme yeteneğinin bozulmasıdır. Yürüme uzunluğunun azalması, yürüme sırasında durmak zorunda bırakan baldır ve bacak ağrıları, gece uyku düzeninde bozulma ve geceleri etkilenen bacağı yatağın kenarından sarkıtma istekleri bu yönde tanıyı kolaylaştıran değerli verilerdir.

Fizik muayene bulgularından en önemli olanları, ayağa ulaşan kan seviyesindeki azalmaya bağlı oluşan aksaklıklara yönelik tespitlerdir. Bunlar:

  • Etkilenen ayakta soğukluk,
  • Nabız yokluğu,
  • Ciltte ve tırnak yataklarında morarma,
  • Etkilenen bacakta kıllarda azalma,
  • Etkilenen bacakta beslenme bozukluğuna bağlı kas kitlesinde azalma (atrofi),
  • Ayak bileği/kol kan basıncı oranında azalma.

Doppler USG (Renkli)

Tanıyı kesinleştirmek için, radyolojik testler içinde ilk bakılan tetkik yöntemi renkli Doppler ultrasondur.

Bu test, ultrason dalgaları kullanarak, damar içinde ilerleyen kanın, herhangi bir tıkanıklığa bağlı beklenenden daha farklı akış hızını belirleyerek, damar içinde kan akış bozukluğunu tespit edebilir.

Damarın çevre doku ve organlarla olan ilişkisine göre, Doppler ultrasonun tıkanıklığın yeri, uzunluğu ve diğer özellikleri ile ilgili verebileceği bilgi sınırlı olmaktadır.

Atardamar Doppler ultrason tetkiki sonrası yapılacak ikinci sırada görüntüleme yöntemleri, “Bilgisayarlı Tomografi (BT) anjiyografi” ya da “Manyetik Rezonans (MR) Anjiyografi” tetkikleridir.

Bu tetkikler yardımıyla, damardaki darlık ya da tıkanıklık bölgeleri, darlık derecesi ve kapsadığı uzunluk yönünden daha net bir şekilde ortaya çıkartılabilmektedir. Ayrıca bu yöntemler ile tedavi seçeneklerinin (anjiyo ile balon-stent yerleştirme ya da cerrahi ) belirlenmesi mümkün olabilmektedir.

BT ve MR anjiyografi yöntemleri, poliklinikte ayaktan yapılabilen, 15-30 dk. arasında zaman alan tetkiklerdir. Hastanede izlem ve yatış gerektirmemeleri, hastalar için oldukça konforlu yönleridir. Birçok damar tıkanıklığında üst seviyedeki duyarlılıkları ve etkinlikleri üstünlüklerindendir.

BT ve MR Anjiyografi

Özellikle ince damarsal yapısı olan ya da BT ve MR anjiyografi ile tanıda zorluk çekilen hasta gruplarında, periferik anjiyografi yöntemi kullanılarak, kasıktan ya da koldan atardamar girişimi ile hareketli anjiyografi görüntüleri elde edilerek, daha kesin tanı ve kesin tedavi yöntemi kararı verilebilir.

Bu yöntem, hastaneye yatış ve bir süre atardamar kanaması olmaması için hastanede izlem gerektirir. Bu işlem ile aynı seansta, darlık ya da tıkanıklık olan damarın balon ile açılarak, stent yerleştirilme işlemi de, hastayı 2 kez anjiyografi ünitesine almamak için tercih edilen yöntemdir.

Bacak damar tıkanıklığı olan hastalarda, kalp damar (koroner damar) darlık ya da tıkanıklıkları da sıklıkla görülebildiği için, bacak anjiyografisi ile aynı seansta koroner anjiyografi ile kalbin anjiyografik incelemesinin yapıldığı hastalara da sıklıkla rastlanmaktadır.

Hangi Hastalıklar Bacak Damar Tıkanıklığı İle Karışabilir? Ayırıcı Tanı

Bacak damar tıkanıklıklarına bağlı en belirgin yakınma ağrı olduğu için, bacakta ağrı ve his kaybı yaratan birçok hastalık, bacak damar tıkanıklığı ile karışabilmektedir. Bunlar:

  • Bel fıtığı, omurga sorunları: Genellikle bacağa giden sinire bası yaparak oluşturduğu ağrı ve yürüme güçlüğü ile bacak damar tıkanıklığı ile en çok karışan hastalık grubudur.
  • Kalça ekleminde kireçlenme (koksartroz)
  • Psoas tendiniti: Kasığa yakın kısımda, bacak kemiğine yapışan karın kasının (psoas kası),zorlanmaya bağlı bağlantı yerinin travması, enflamasyonuna bağlı oluşan ağrıdır.
  • Derin ven trombozu: Toplardamar pıhtılaşması ağrısı da bacak damar tıkanıklıkları ile sıkça karışabilmektedir.
  • Siyatik
  • Reynoud Sendromu: Özellikle kış aylarında görülen, ayak ve el parmak uçlarında, kılcal damarlar üzerindeki sinir uyarılarındaki düzensizliğe bağlı, damarların kontrolsüz daralmasına bağlı oluşan soğukluk, morarma ve ağrı ile karakterizedir. 
  • Buerger Hastalığı (Tromboanjiitis Obliterans): Bacak damar tıkanıklığına neden olan, sigara kullanmakla yakın ilişkili, genetik ve romatizmal zemini olan bir hastalıktır. İlaç tedavi kısmı, bacak damar tıkanıklıkları ile benzer doğrultudadır. Fakat balon-stent ve cerrahi endikasyonu çok sınırlı, sigara bırakılmadığı durumda bacak kesilmesi kaçınılmaz olan, kötü seyirli bir hastalıktır.
Bacak Damar Tıkanıklığı Tedavisi

Bacak damar tıkanıklığına neden olan damar sertliği (ateroskleroz),sistemik bir hastalıktır. Bu bakımdan, bacak damar tıkanıklığına bağlı etkin bir tedavi, hastaları aynı zamanda ileride olma olasılığı yüksek olan kalp krizi ve felç sorunlarından da koruyacaktır. Etkin tedavide yaklaşım, hastalığa neden olan risklerin en aza indirilmesine yönelik önlemlerle başlamalıdır.

Önlemler

Bacak damar tıkanıklığı bulunan bir bireyin tedavi stratejisinde başlıca 3 hedef vardır. Bunlar; hastanın yürüme mesafesini arttırmak, bacak kesilmesine giden süreci ortadan kaldırmak ve kalp damar hastalık riskini en aza indirmektir. Bacak damar tıkanıklığı (periferik arter hastalığı) tanısı alan tüm hastaların, kalp krizi, felç ve damar pıhtılaşması geçirme riskleri, normal popülasyona göre daha yüksektir. Bundan dolayı, bu hasta grubunun beklenen hayatta kalma süreleri de daha kısadır.

Bu nedenle, bacak damar tıkanıklığı tanısı alan tüm hastaların, tanı alana kadar devam eden yaşam şekillerindeki olumsuz önlenebilir risk etkenlerine karşı ciddi tedbirler almaları önemlidir. Bu bağlamda, kalp damar hastalıkları risk etkenlerine yönelik, sigarayı bırakmaları, diyetlerine dikkat etmeleri, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve yüksek şeker düzeylerine yönelik gerekli önerileri uygulamaları, tedavinin ilk aşamasını oluşturmaktadır. 

İdeal kilolarda olmak için, vücut kitle indeksini 25’in altında, bel çevresini erkeklerde 102 cm., kadınlarda ise 88 cm. in altında tutmak, kalp ve damar hastalıkları için risk etkenlerini azaltmada değerlidir. 

Yürüme mesafesini ve süresini arttırmak için, fizik tedavi yöntemlerinin uygulanması, özellikle yan damar sistemlerinin gelişmesi için hastalara olumlu katkıları olan uygulamalardır. Ağrı oluşuncaya kadar yürüyüş, arada dinlenme ve tekrar ağrı oluşuncaya kadar yürüme şeklinde ortalama 30-45 dakikalık sürelerde, haftada 3-4 kez, toplamda 12 hafta süren egzersiz planlaması ile hastaların yürüme becerileri arttırılabilmektedir.

Medikal-İlaç Tedavisi

İlaç tedavisinde amaç, mevcut damar tıkanıklığının daha ileri aşamaya gitmesini önlemek, acil girişim gerektirecek pıhtı oluşma komplikasyonlarından korumak ve hastaların yürüme mesafelerini arttırmaktır. Buna göre kullanılan ilaçlar aspirin başta olmak üzere kan sulandırıcılar, damar genişletici ilaçlar, kanın damar içinde hareketliliğini arttıran ilaçlar ve kolesterol düzeylerini düşüren ilaçlar olarak ana sıralanabilir. Bazı genetik protein metabolizma hastalığı olan bireylerde, eksikliği uygun testlerle belirlendikten sonra, vitamin eklemeleri, bazı hormonal eksikliklerde hormon eklemeleri, tedavide yer alabilmektedir.

Anjiyografi İşlemleri - Endovasküler Tedavi (Balon ve Stent)

En az 4 haftalık ilaç tedavisine rağmen, yürüme mesafesinin artmasına yönelik yanıt alınamayan hastalarda, anjiyografi odasında, kasık ya da koldan girişim ile darlık ya da tıkanıklık olan damarlara yönelik balon ve anatomik yerleşimine göre stent yerleştirilme işlemi, cerrahi öncesinde yer verilen yöntemlerdir. Bu yöntemlerin uzun dönem başarısı ve etkinliği, kalp ve damar hastalıkları risk etkenlerinin, etkin biçimde uzak tutulması ile paralellik gösterir. Balon ve stent işlemleri sonrası, sigara içilmemesi, aşırı kilodan kaçınılması, yüksek tansiyon ve kolesterol değerlerinin normale getirilmesi, diyabetik hastaların uygun tedaviyi kullanarak, kan şekerlerini düzene koymaları, işlem sonuçlarını olumlu etkilemektedir.

Balon ve Stent

Bacak Damar Tıkanıklığı Ameliyatı, Cerrahi Yöntemler

Balon ve stent işlemlerinin başarısız ya da yetersiz olduğu durumlarda cerrahi tedavi gündeme gelmektedir. Bazı tıkanıklar, anatomik konumundan dolayı balon işlemine uygun olmayabilir ve balon işlemi denenmeden, bacak damar tıkanıklığı ameliyatı kararı vermeyi gerektirebilir. 

Bacak damar tıkanıklığı ameliyatı sırasında tercih edilen yöntemler, çoğunlukla hastanın kendi damarını ya da yapay damar kullanarak yapılan bypass ameliyatı işlemidir. Sınırlı bir hasta grubunda, damar içinde darlık ya da tıkanıklığa neden olan katılaşmış yağ birikintisinin (aterom plağı) cerrahi yöntemle damar içinden sıyrılarak çıkartıldığı yöntemler de (endarterektomi) uygun yaklaşım olabilmektedir. 

GÖRÜŞLER
HASTA YORUMLARI
Tüm Yorumlar
Randevu Randevuİletişim İletişimWhatsapp Whatsapp
Doç. Dr. Cüneyt NarinDoç. Dr. Cüneyt NarinKalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı
0542 286 27460542 286 2746